ÇİFT TERAPİLERİ

BİREYSEL TERAPİLER

ÇOCUK TERAPİLERİ

CİNSEL TERAPİLER

SELF SERVIS

Kardeş Kıskançlığı ile nasıl baş edilir?

Kardeş Kıskançlığı

Kardeş kıskançlığı her ailede olan doğal bir süreçtir. Çünkü bir insanın bir insanı kıskanması normaldir.

Şöyle basit bir örnek verebilir; biz birkaç kardeş olarak anne babamızı ziyarete gittik. O sırada anne ya da babamız diğer kardeşimize çok ilgi gösterdi ve bütün ihtiyaçlarını karşıladı. Ay yavrum Hoş geldin canım ne istiyor, bir şey ister misin? Bizle konuşmadı bile. Biz ne yaparız doğal olarak kardeşimizi kıskanırız ve tepki veririz. Bu insanlığın normal bir sürecidir. Kıskanma duygusu öfke, sevinç, kaygı gibi bir duygudur. Bu nedenle kıskançlık ailede belli bir düzeyde vardır. Bunu sıfırlamaya çalışmak doğru bir davranış değildir. Çünkü insan, normal bir süreçte küçük yaşlarda kıskançlıkla baş etmesini öğrenir ve bunu hayatı boyunca kullanır. Hayatta en çok işimize yarayacak şeylerden birisi de bu duyguyla baş etmesini öğrenmemizdir. Birileri bizi sürekli geçecek, bizden daha başarılı olacak, bizden daha iyi şeylere sahip olacak, daha iyi bir arabaya – eve – işe sahip olacak, daha iyi fırsatlara sahip olacak. Bunların her birisine bakıp, kıskançlık duygumuzla baş edemezsek o zaman kendi hayatımızı yaşayamayız. Bu nedenle kıskançlık duygusunun öğrenilmesi ve belli bir düzeyde olması gerekir.

Peki, kıskançlık ne zaman zararlı bir hal alır?

Çocuğumuza baktığımızda kardeşine fiziksel olarak ciddi zarar vermeye başladıysa, sürekli hakaret ediyorsa, kardeşini oyunlarından veya herhangi bir şeyden dışlıyorsa o zaman bu kıskançlığa psikolojik olarak müdahale edilebilir. Ancak anne – baba olarak baktığımızda kardeş ilişkisini şöyle tanımlıyorsak; “araları bir iyi bir kötü” ya da “bazen birlikte çok güzel oynuyorlar bazen kavga ediyorlar” o zaman bu normal bir kardeş ilişkisidir. Buraya müdahale etmemize gerek yoktur.

Kardeş kıskançlığını belli bir düzeyde tutmak için neler yapmamız gerekiyor?

Birincisi, anne babaların kardeşleri kıyaslamadan olabildiğince kaçınması lazım. Çünkü kıskançlığı temel olarak kıyaslama tetikler. “Bak kardeşin ders çalışıyor sen çalışmıyorsun”, “o iyi not aldı sen alamadın” gibi söylemler kıskançlığı tetikler. İkinci olarak doğumdan itibaren bu konu ele alınabilir. Yeni bir kardeş doğduğunda eve ilk misafirler, büyük anneler – babalar geldiğinde genelde herkes yeni bebeğe hediye getirir büyük kardeş birden unutulur ve burada kardeş kıskançlığın ilk adımları atılmış olur. Bunu değiştirip yeni gelen bebeğe değil büyük olan abi ya da ablaya övgüler verip, ona hediyeler getirmek gerekir. Bu sayede çocuk abilik ya da ablalık rolüne daha rahat girer ve bu rolün güzelliğini anlar. Bununla birlikte ilerleyen zamanlarda ara ara “Sen ne güzel abla oldun, abi oldun” gibi söylemlerle çocuğu teşvik etmek gerekir. Bir diğer önemli konu; bebek dünyaya geldiğinde doğal olarak anne bebekle ilgilenir. Çünkü o bebeğini emzirilmesi, altını değiştirilmesi gerekir ve bu annenin çok büyük zamanını ve enerjisini alır. Yeni bebeğin dünyaya geldiği sırada babanın hemen devreye burada girmesi gerekir. Mümkünse iş planını ona göre yapması lazım. Mümkün olduğunca daha çok evde olması lazım. Büyük kardeşle daha çok ilgilenmesi lazım. Bu sayede çocuk ilgi veya sevgi kaybına uğramaz. Annenin zamanının çoğunu bebekle geçirmesinin telafi edicisi baba olsun. Bununla beraber kardeşler arasındaki bağı güçlendirmek için var olan çocukla – yeni gelen bebek birlikte oyun oynatılabilir. Yeni gelen bebeği kucağına alıp sanki abiyi ablayı yakalamaya çalışıyormuş gibi ya da kucağında tutup saklambaç oynuyormuş gibi birlikte oyun oynamalıdır. Bunlar yapılırsa çocuk kıskançlık duygusunu normal olarak yaşar.

Çocuğunuzun terapiye ihtiyacı var mı anlamanın en sağlıklı yolu: Teşhis Seansı

Uzman pedagogumuz sorunu çocuğunuzla birlikte analiz edip çözüm reçetesini paylaşsın. 45 dakikalık bu özel seansın ücreti erken ödeme indirimiyle 600 TL’dir.

Teşhis Seansı
play

Telefonla Randevu Alın

Terapi Programları
Çift Terapisi

Terapi Programları ne işe yarar?

Evlilik Enstitüsü ve Sağduyu Danışmanlık olarak danışanlarımızın hedeflediğimiz psikoterapötik kazanımlara ulaşılabilmesi için terapötik bazı öncülleri dikkate alarak ana hatları belli bir süreç tasarladık. Belirlediğimiz bu terapi iskeletinin hedeflediğimiz sonuçları verebilmesi için en az 5 aylık bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Bu doğrultuda da terapi programlarımızın sağlıklı çalışabilmesi için bazı standartlar belirledik.

Devamını Okuyun »
Panik Atak
Bireysel Terapi

Panik Atak hakkında bir makale

Panik atak, beklenmedikliği ve zayıflatıcı, hareketsizleştirici yoğunluğu ile karakterize yoğun bir korku dalgasıdır. Kalbiniz çarpıyor, nefes alamıyorsunuz ve ölüyor veya deliriyormuş gibi hissedebilirsiniz. Panik ataklar

Devamını Okuyun »